Buradasınız: AnasayfaTürk Edebiyatı9. SınıfOlay Çevresinde Oluşan Edebi MetinlerManzum Hikaye Türü ve Özellikleri


Manzum Hikaye Türü ve Özellikleri

Yazan:  Kategori: Olay Çevresinde Oluşan Edebi Metinler Cuma, 12 Eylül 2014 22:17

MANZUM HİKAYE

Şiirsel Hikayeler

Bu tür hikayelerde diğer düz yazı anlatı türlerinde olduğu gibi kişi, yer, zaman, olay ve anlatıcı unsurları bulunur. Yaşanmış veya yaşanabilir bir olayın kurgulanarak anlatıldığı görülür. Manzum Hikayelerin diğer anlatı türlerinde farkı ise bu hikayelerde olayların şiire özgü ahenk, ritim, ölçü ve kafiye gibi unsurlar kullanılarak yazılmasıdır. Böylece bir olayın güldürmek, eğlendirmek veya ders vermek maksadı ile şiir biçiminde yazılması sonucu ortaya çıkan yeni türe manzum hikaye denir. Manzum hikayeyi diğer türlerden ayıran en önemli özellik bu hikayelerin şiir biçiminde yazılmasıdır. Manzum Hikayeler Eski Türk Edebiyatı geleneğimizde kullanılan mesnevi nazım biçimine benzemektedir. Manzum Hikayeler serbest yazılır. Mesnevide olduğu gibi özel bölümleri veya özel bir ölçüsü bulunmaz. Yazarlar genellikle duyulmamış bir olayı anlatır. Bazı Manzum Hikayelerde herkesçe  bilinen olaylar şiirleştirilerek yeniden yazılır.

Manzum: Bu kelime eski dilde şiir, şiir biçiminde eser anlamlarında kullanılır.

Örnek:

Damda

Hoca çıkmış, dam aktarırmış damda.

Kapı çalınmış bir an.

Eğilmiş bakmış: Bir adam.

Adamda Ne üst, ne baş... Perişan.

Merak etmiş, sormuş: “— Kimi istedin?”

“— Seni, Hocam, biraz aşağıya in.”

“— İyi ama, ağam, işim acele;

Ne söyleyeceksen oradan söyle.”

“— Bir ricam var senden, küçük bir ricam

Aşağıya insen ne olur, Hocam?”

“Her halde iş mühim! Anlamak gerek.

Bakalım neymiş muradı?” diyerek

Takım taklavatı bırakıp dama

İnmiş kırk bir basamak merdiveni.

Açarak kapıyı sormuş adama:

“— Söyle. Ne var? Niçin indirdin beni?”

Adam demiş ki: “— Hocam, ne olursun!

Allah kazadan belâdan korusun.

Dert verip derman aratmasın Rabbim.

Sevaptır, bir sadaka ver, fakirim.”

Bu lafları duyunca

Deliye dönmüş Hoca.

Ta damlardan inişe mi yansın,

Yarıda kalan işine mi yansın?

Ama Hoca bu, kurnaz...

“— Hele yukarı gel benimle biraz,

Üst tarafını orada söylersin.”

Varınca, ikisi de nefes nefese, dama,

Hoca dönmüş adama,

Demiş ki: “— Allah versin!”

(Orhan Veli Kanık, Nasrettin Hoca Hikâyeleri, 1949)

Not:Hikaye Nasrettin Hoca fıkrasıdır. Herkesçe bilinir. Yazar tarafından yeniden yorumlanıp şiir biçiminde kaleme alınmıştır.

Manzum Hikaye örnekleri için ayrıca bakınız: Tevfik Fikret "Balıkçılar"; Mehmet Akif Ersoy "Küfe", "Seyfi Baba"

Okunma 2869 defa Son Düzenlenme Perşembe, 06 Aralık 2018 21:47

Türk Edebiyatı 9

  • 9. Sınıf Türk Edebiyatı Dersi Konu Listesi:
  • 9. SINIF TÜRK EDEBİYATI DERSİ KONU LİSTESİ İlgili başlığa tıklayarak konu hakkındaki makaleye ulaşabilirsiniz. I. ÜNİTE:...

    Çevrimiçi Kişi Sayısı

    97 ziyaretçi ve 0 üye çevrimiçi