Buradasınız: AnasayfaTürk Edebiyatı9. SınıfGüzel Sanatlar ve EdebiyatEdebiyatın Bilimlerle İlişkisi


Edebiyatın Bilimlerle İlişkisi

Yazan:  Kategori: Güzel Sanatlar ve Edebiyat Cuma, 12 Eylül 2014 22:31

EDEBİYATA YARDIMCI BİLİM DALLARI

Edebiyata Yakın Bilimler

Edebiyat Hangi Bilimlerle İlişki İçindedir?

Edebiyat doğrudan ya da dolaylı yollarla tüm bilim dalları ile ilişki içerisindedir. Edebiyatta bir eser oluşturulurken sanatçı az ya da çok diğer bilim dallarının verilerinden yararlanır.

Bir romanı veya bir hikayeyi düşünelim: Bu edebi ürünlerde kahramanlar çok çeşitlidir. Hayatın her kesiminden ve sınıfından insan ele alınıp anlatılır. Kahramanın doktor, öğretmen ya da astronot olduğu bir romanda yazarın bu meslekler ve ait oldukları bilim dalları hakkında bilgi sahibi olması gerekir. Aksi halde romanın ya da hikayenin inandırıcılığı zayıf olacaktır. Yazar hem doktorluk hem de astronotluk hakkında bilgi sahibi olmadan eseri oluşturamaz. Anlaşılacağı üzere edebiyat her bilim dalı ile ilişki işindedir. Bazı bilim dalları ile edebiyat arasındaki münasebet çok yakın ve doğrudandır; bazıları ile ise çok zayıf ve dolaylı yollarla ilişkilidir.

Edebiyatın doğrudan ilişkili olduğu bilim dalları:

Edebiyatın konusu temelde insandır. Doğal olarak kendisi gibi konusu insan olan felsefe, sosyoloji, psikoloji, tarih bilim dalları ile doğrudan ilişkilidir.

Edebiyat ve Felsefe İlişkisi:Felsefe varlık ve bilgi konularında sorular sorup çıkarımların yapıldığı bir bilim dalıdır. Edebiyat, felsefe biliminden hem öğretici metin türlerinin hem de edebi metin türlerinin oluşturulmasında yararlanır. Bir edebi eserde ,örneğin romanda, kahramanın bulunduğu durumu betimlemesi, olaylar hakkında yorumda bulunup kişilere ve hayatına bu doğrultuda yön vermesi felsefe biliminden yararlanıldığını göstermektedir.

Örnek:

Dostoyevski’nin “Suç ve Ceza” romanından şu sözler felsefe biliminden yararlanıldığını gösterir.

"Gariptir, insan her zaman yaptığı işin önemini ya da ne olduğunu fark etmez. Yapar sadece. Yapmak nedir mi ? Bilmek... En önemlisi bilmek değil midir?"

Edebiyat ve Sosyoloji İlişkisi: İnsanların toplum olarak yaşayışının ve insanın diğer insan ve doğa ile olan münasebetinin incelendiği sosyoloji bilimi ile edebiyat arasındaki ilişki çok yoğundur. İnsanı anlatan edebiyat insan ilişkileri hususunda sosyoloji biliminin verilerinden yararlanır. Bir olay karşısında insanın hangi nedenlerle hangi tepkiyi vereceği sosyoloji bilimince araştırılır. Yine insanları birlikte tutan değerler, örf, adet ve gelenekler, toplumsal yaşamın kuralları gibi birçok konuda yazar eserini oluştururken sosyoloji bilimine başvurur. Bir edebiyatçının aynı zamanda bir sosyolog olduğu kanısı yaygındır.

Örnek:

Kuyucaklı Yusuf romanından alınan şu örnekte toplumsal yapı hakkında bilgi verilir.

Şehrin iyi aileleri arasında bile bunların istedikleri zaman alamayacakları kız yoktu. Adeta bütün eşraf aileleri arasında ezelden beri mevcut, değişmez bir mukavele vardı ve buna, harici şeklin değişmesine, vaziyetin tamamen başka olmasına rağmen, daima riayet ediliyordu.

Edebiyat ve Psikoloji İlişkisi: Psikiyatri ve psikanaliz son dönemde edebiyata yardımcı bilim dallarından en önemlileri olmuştur. Günümüz insanının yalnızlaşması, içine kapanması, kalabalıkların birbirinden uzaklaşması, ruhsal bunalımlar, kıskançlık, hırs, aşk, bunalım gibi duygu durumlarının anlatıldığı bir edebi eserde yazar ya da şair psikoloji biliminden yararlanır. Edebiyatın en önemli ve zor uğraşlarından biri olan karakter çizme ancak psikoloji biliminden yararlanılarak yapılabilir.

Örnek:

Sefiller romanından alınan aşağıdaki metinde roman kahramanlarından Javer’in inandığı değerleri yitirmesi ile girdiği çıkmaz ve intihara karar vermesi anlatılmaktadır.

Javer tamamıyla bozguna uğramış bir adamın, bocalayan bir vicdanın azabını çekmekteydi. Artık daha fazla düşünerek çıldırmaktansa, yapacağı iki ihtimal üzerinde durdu. Birincisi yeniden "Silahlı Adam" sokağındaki yedi numaralı apartman dairesinden Jan Valjan'ı yaka paça sürükleyerek, karakola teslim etmek ya da?.. Javer artık ne yapacağını kararlaştırmıştı.

Edebiyat ve Tarih İlişkisi: Edebiyat olay, olgu ve durumları anlattığı gibi tarih biliminin esas konusunu da olaylar oluşturmaktadır. Çoğu zaman tarihte önemli bir yere sahip bir olayın hem tarih bilimince hem de edebiyatta konu olarak ele alındığı görülür. Tarih olayları neden ve sonuçları ile irdeler; edebiyat ise olayların arka planında nelerin yaşandığını anlatır. Örneğin Osmanlı Devletinin kuruluş sürecini araştıran bir tarihçi o dönemde gerçekleşen diğer olaylar ile bağlantı kurar. Yine o dönem ortaya konmuş eserleri, belgeleri inceler. Edebiyatçı ise tarih biliminin elde ettiği bu verilerden yararlanarak bambaşka kurgusal bir evren yaratır. Gerçek olayları yeniden yorumlayarak anlatır. Yine tarihteki gerçek kişileri kendince yorumlayıp karakterize eder.

Örnek:

Devlet Ana: Kemal Tahir

“İçlerinde ermişi var, dervişi var… Rum abdalları derler, rum gazileri derler… Ertuğrul Bey’in savaşçısı ev hesabına gelmez. Savaşçı dervişlerin beşi, onu bir zaviyeye birikmiştir. Rum abdallarına geldi mi, dam, çadır tanımaz bunlar… Ezraile elense çekmiş gözü kara yiğitlerdir her biri. Karıları bile dövüşkendir Ertuğrul Beyin… Bunlara ‘Rum Bacıları’ derler. Bunların töreleri de, gaziler, savaşçı dervişler gibi din yayma üzerinedir…”

Edebiyatın dolaylı yollarla ilişkili olduğu bilim dalları:

Edebiyat tıp, astronomi, fizik, coğrafya vb. gibi bilim dalları ile dolaylı yollarla ilişkilidir. Edebiyat ile bu bilimler arasındaki ilişki yüzeyseldir. Yazarın bilgi birikimi, deneyim ve gözlemleri bu bilimlerden yararlanması için yeterli olabilmektedir.

Edebiyat Tarihine Yardımcı Bilimler

Edebiyatın içeriğinin ve dönemlerinin incelenip araştırıldığı “edebiyat tarihi” bilimi Filoloji,Biyografya ve Tarih biliminin verilerinden yararlanır. Bilimler arasındaki bu ilişki karşılıklıdır. Her bilim bir diğerinin eksiklerini tamamlar; bir diğerine ışık tutar. Bilimlerin sınırları genişledikçe bu ilişkinin düzeyi de artmaktadır.

Edebiyat tarihine diğer bilimlerin yardımları belge verme yolu ile olur. Edebiyat örneğin bibliyografya biliminde elde bulunan belgeler ile dönemlere ayrılır. Ya da tarihin farklı dönemlerinde edebiyatta kullanılan dilin özellikleri filoloji biliminin verilerinden yararlanılarak ortaya konur.

Okunma 47175 defa Son Düzenlenme Cuma, 03 Mart 2017 23:44

Yorum Ekle

  • Öğrencii
    Öğrencii
    Perşembe, 08 Ekim 2015 22:53

  • reyhan
    reyhan
    Perşembe, 08 Ekim 2015 21:20

    gerçekten işime yaradı hazırlayanın zihnine sağlık

  • Tarık
    Tarık
    Salı, 06 Ekim 2015 21:19

    Gayet güzel bir yazı olmuş. Örnekler çok güzel. Birçok yerde hep yüzeysel anlatılmış. Burada ise detaya girilmiş. Bence anlaşılmayacak bir tarafı yok. Teşekkürler.

  • anonymous
    anonymous
    Salı, 06 Ekim 2015 19:33

    9. sınıf öğrencisi bunları kaldıramaz ve yanlış kelimeler kullanılmış - anonymous

  • K.A.K.Ü.V
    K.A.K.Ü.V
    Pazartesi, 05 Ekim 2015 19:04

    Konu eksikliği fazla ve öğretici değil.Bir öğrencinin anlayacağı bir şey değil.

  • can
    can
    Pazar, 04 Ekim 2015 14:41

    bune

Türk Edebiyatı 9

  • 9. Sınıf Türk Edebiyatı Dersi Konu Listesi:
  • 9. SINIF TÜRK EDEBİYATI DERSİ KONU LİSTESİ İlgili başlığa tıklayarak konu hakkındaki makaleye ulaşabilirsiniz. I. ÜNİTE:...

    Çevrimiçi Kişi Sayısı

    46 ziyaretçi ve 0 üye çevrimiçi