Buradasınız: AnasayfaTürk Edebiyatı9. SınıfGüzel Sanatlar ve EdebiyatDilin İnsan ve Toplum Hayatındaki Yeri ve Önemi


Dilin İnsan ve Toplum Hayatındaki Yeri ve Önemi

Yazan:  Kategori: Güzel Sanatlar ve Edebiyat Cuma, 12 Eylül 2014 22:31

DİLİN HAYATIMIZDAKİ YERİ VE ÖNEMİ

Dil ve Toplum

Dil, Milli Birlik ve Beraberlik

Zaman içinde çeşitli sebeplerle, özellikle kelime yapısında meydana gelen değişmelerden dolayı dil, insanlar arasında iletişimi sağlayan canlı bir varlık olarak tanımlanmıştır. Elbette dil sadece insan ve insan toplulukları arasında iletişim kurmakla vazifeli değildir. Ama bilindiği üzere dilin en temel işlevi bu iletişim kurma işidir. İlk insanın dünyada var olduğundan beri dil de varlığını sürdürmüştür. Evrimciler ilk insanın dili kullanamadığını çeşitli hareketler ve mimikler ile anlaştığını belirtse de bilinmelidir ki insanlar topluluklar halinde yaşayabilme erdemine ancak dil ile ulaşmıştır. Buradan hareketle dilin toplumsal birlikteliği sağlayan en önemli bağ olduğu sonucu çıkar. Tarihimizin belli dönemlerinde birlikteliğe yoğun bir şekilde ihtiyaç duymuşuz. İşte bu dönemlerde insanlar arasındaki birlikteliği sağlamak için dil, dolayısıyla edebiyat kullanılmıştır. Kurtuluş savaşı yıllarında yazılan her türlü edebi eser buna, dilin bu özelliğine, işaret eder.

Neden dil?

İnsanlar elbette birçok şekilde bilgi ve birikimlerini sonraki nesillere aktarabilir ve yine birçok şekil ve yöntemle diğer insanlarla iletişim kurabilir. Tüm bunlar için dilin tercih edilmesinin sebebi dilen en etkili aktarım ve iletişim aracı olmasıdır.

Dil ve toplum

Günlük hayatta, tarihte veya uluslararası ilişkilerde zaman zaman ortaya çıkan sorunların temel kaynağı olarak çok defa iletişim eksikliği sebep olarak gösterilir. Peki insanlar ve toplumlar arasındaki bu sorunlara iletişim nasıl çare olmaktadır? Günlük hayatımızda karşılaştığımız küçük bir sorunu düşünelim: örneğin okula ilk başladığımız günlerde hiç tanımadığımız, fikir ve anlayışı hakkında hiçbir fikrimizin olmadığı sınıf arkadaşlarımızdan herhangi biri ile bir tartışma yaşadık ve aramız açıldı. Uzun süre bu arkadaşımız ile konuşmadık. Zaman içinde çeşitli vesilelerle bu arkadaşımızı yavaş yavaş tanıdık ve gördük ki aslında çok iyi anlaşabiliyoruz. Hatta bu kişi ilerleyen zamanlarda bizim en yakın arkadaşımız oluyor. Bu ve buna benzer birçok olay hepimizin başından geçmiştir. Görülüyor ki iki insan ya da insan toplulukları arasındaki anlaşmazlıkların kaynağı iletişim eksikliğidir. Toplulukları birlikte tutan işte bu dil yani iletişimdir.

Dil ve Kültür

Bir toplumdaki kültür, örf, adet ve gelenekler dil ile şekillenir. Bu unsurların sonraki kuşaklara aktarılması da yine dil ile olur. Atasözlerimiz, deyim ve vecizelerimiz özlü dil varlıklarımızdır. Anadolu coğrafyasında yaşama savaşı veren yeni bir kültür, din ve toplum karmaşası yaşayan Anadolu insanını birlikte tutan o dönem Yunus Emre, Hoca Ahmet Yesevi, Mevlana gibi şair ve düşünürlerin dil ile oluşturdukları eserleri olmuştur.

Dilin görevleri:

Dilin en temel görevi önce de söylendiği gibi insanlar arasında iletişimi sağlamaktır. Bunun yanı sıra dil;

1-         İnsanlar arasındaki birlikteliği sağlamak ve korumak,

2-         Kültür, örf, adet, gelenek ve görenekler ile yaşayış tecrübelerini sonraki nesillere aktarmak,

3-         Sanatın ve bilimin gelişmesine katkıda bulunmak,

4-         Edinilen bilgi ve birikimi aktarmak,

5-         Toplumsal yaşamı düzene koymak,

gibi işlevleri de vardır.

Günümüzde Türkçe

Günümüzde Türk Dilinin içinde bulunduğu durum pek hazindir. Büyük bir edebiyatın ve sanat zevkinin(Eski Edebiyat ve Osmanlı Türkçesi) Öz Türkçe uğruna hiçe sayılması karşılığını bulamamış, dil devrimi yarım kalmıştır. Bugün yabancı dil; anaokullarında okutulmaya başlanmış, üniversiteler kendi öğrencisine yabancı dille eğitim verecek kadar karanlık içine gark olmuş, liselerde bir aymazlığın sonucu hazırlık sınıfları açılmış adeta Türk dili hayatın tüm safhalarından silinmiştir. Yabancı dil konuşmak bir üstünlük ve asalet olarak görülürken Türkçe konuşmak bir acizlik olmuştur. Buradan hareketle Atatürk’ün şu sözlerini hatırlamakta fayda vardır:

“Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Türk halkı Türk milletidir. Türk milleti demek, Türk dili demektir. Türk dili Türk milleti için kutsal bir hazinedir. Çünkü Türk milleti, geçirdiği nihayetsiz felaketler içinde ahlakının, ananelerinin, hatıralarının, menfaatlerinin, kısacası, bugün kendi milliyetini yapan her şeyinin dili sayesinde muhafaza olunduğunu görüyor. Türk dili Türk milletinin kalbidir, zihnidir.

Okunma 5452 defa Son Düzenlenme Cuma, 03 Mart 2017 23:44

Yorum Ekle

Türk Edebiyatı 9

  • 9. Sınıf Türk Edebiyatı Dersi Konu Listesi:
  • 9. SINIF TÜRK EDEBİYATI DERSİ KONU LİSTESİ İlgili başlığa tıklayarak konu hakkındaki makaleye ulaşabilirsiniz. I. ÜNİTE:...

    Çevrimiçi Kişi Sayısı

    115 ziyaretçi ve 0 üye çevrimiçi