Buradasınız: AnasayfaTürk Edebiyatı10. Sınıfİslam Uygarlığı Çevresinde Gelişen Türk EdebiyatıOlay Çevresinde Oluşan Edebi Metinler (XIII- XIV. yy.)


Olay Çevresinde Oluşan Edebi Metinler (XIII- XIV. yy.)

Yazan:  Kategori: İslam Uygarlığı Çevresinde Gelişen Türk Edebiyatı Salı, 03 Mart 2015 23:22

Oğuz Türkçesi, Kahramanlık Hikayeleri

XIII- XIV. Asırda Anlatmaya Bağlı Metinler

Anadolu’nun Türleşmesinde ve Türk dil ve edebiyatının Anadolu’da yayılmasında halk ozanlarının etkisi oldukça büyüktür. Bu gezgin, derviş şairler Anadolu’nun türlü coğrafyalarında sazları ile birlikte şiir söylemiş hikayeler, destanlar anlatmıştır. Bunlar, savaş şiirleri, aşk şiirleri, doğa şiirleri ve günlük olayları anlatan şiirlerdi. Sadece halk arasında değil aynı zamanda saray çevresinde de şiir söyleyip hikaye anlatan saz şairleri vardı.

XIII ve XIV. asırda gelişen Anadolu, Oğuz halk edebiyatı, sonraki yüzyıllarda halk hikayeciliği ve halk tiyatrosu için kaynaklık etmiştir.

Saray yazarlarının halk dil ve söyleyişine –halk edebiyatına- önem vermeyişleri yüzünden Anadolu’da ilk halk edebiyatı ürünleri yazıldıkları dönemde yazıya geçmemiştir. XIV- XV. asırda Dede Korkut Hikayeleri, Danişmendname gibi yazıya geçmiş eserlerde devrin dil ve edebiyatının zenginliği apaçık ortadadır. Geçen yüzyıllarda halk dili ve edebiyatı zenginleşmiş ve bunun doğal bir sonucu olarak Dede Korkut Hikayeleri gibi mühim eserler ortaya konmuştur.

Dönem olay çevresinde gelişen edebi eserlerde çoğunlukla fetih ve gaza olayları anlatılmıştır. Bunda Anadolu’ya bu amaç ile gelen Türklerin Bizans tekfurları ile varlık mücadelesine girişmeleri etkili olmuştur.

XIII- XIV. Asırda Hikayelerin Özellikleri

-       Bu dönemde ortaya konan hikayelerde sade bir halk dili kullanılmıştır.

-       Hikayeler oluştukları dönemden çok sonra yazıya geçmiştir.

-       Kahramanlık hikayelerinde fetih ve gaza olgusu işlenmiştir.

-       Kahramanlar masalsı özellikler gösterir. Aynı zamanda dindar ve keramet sahibidirler.

-       Hikayelerde derviş, aydın kişilerin gazalara en önde katıldığı görülür.

-       Battal Gazi hikayesinde kahraman Seyyid’tir. Kendisi bir Arap kahramanıdır. Bu durum Anadolu’da daha çok ümmetçi anlayışın hakim olduğunu gösterir.

-       Dönem hikayeleri aynı zamanda tarihi bir belge olarak görülmüştür.

-       Hikayeler nesir (düz yazı) şeklinde yazıya geçmiştir. Aynı hikayelerin manzum örnekleri de bulunmaktadır.

XIII- XIV. Asırda Kahramanlık Hikayeleri

a-   Battalname

Anadolu’da bu asırda halk arasında bilinen ve sevilen en meşhur destan Seyyid Battal Gazi destanıdır. “Battal” kelimesi Arapçada “Kahraman” manasına gelmektedir. Seyyid Battal  aslında bir Arap kahramanıdır. Asıl adı Abdullah ibni Amr’dır. Kahraman peygamber soyundan geldiği için seyyid’tir. Battal Gazi XIII. asırda Emeviler döneminde Bizans ile savaşmış, türlü gazalara katılmış ve üstün kahramanlıklar göstermiştir. Anadolu Türklerinin de Bizans ve onun tekfurları (vali) ile mücadelesi Seyyid Gazi’nin mücadelesinin bir devamı olarak görülmüştür. Bu sebeple Türkler Seyyid Battal Gazi’yi ve onun kahramanlık hikayelerini çok sevmiştir.

XII. asırda Danişmendler kendi soylarının anne tarafından Seyyid Battal Gazi’den geldiğini savunmuştur.

Battal Gazi hayatı boyunca türlü fetihlere ve gazalara katılır. Din uğruna katıldığı savaşlarda yalnızca kafir ile değil aynı zamanda sihirbazlar ve cadılar, devler gibi masalsı düşmanlar ile mücadele eder.

b-   Danişmendname

Bu hikayede Malatya civarında hüküm süren  başta Danişmend Ahmet Gazi olmak üzere Danişmedli Beylerin hayatları ve savaşları anlatılmaktadır. Eser Selçuklu Sultanı ikinci İzzettin Keykavus’un emri ile derlenip yazıya geçirilmiştir. Yine sultanın emri ile hikayede sade bir Türkçe kullanılmıştır.

Danişmendname bir nevi Battal Gazi hikayesinin devamı niteliğindedir. Battal Gazi’nin Anadolu’da Rum (Bizans) ile mücadelesini Danişmend Gazi devralmıştır. Hikayede Danişmend Gazi Bağdat halifesinden izin alıp yanına arkadaşlarını da alarak Anadolu’da bir Rum ili olan Sivas üzerine gazaya çıkar. Sivas’ı alır ve şehri imar eder. Buradan türlü kollara ayrılarak Tokat ve Turhal üzerine sefere çıkılır. Bu seferlerde Rum, Ermeni ve Gürcü kuvvetleri ile savaşılır. Bunlar mağlup edilir. Bunun dışında Trabzon Rumları da defalarca mağlup edilir. Danişmend Gazi, sonunda Niksar yolunda Canik üzerine sefere çıktığı sırada pusuya düşürülüp ve şehit edilir. Onun ölümü üzerine Rum kuvvetleri kaybettikleri yerleri geri alır. Bağdat halifesi Selçuklu Sultanı Tuğrul Bey’e haber yollar. Tuğrul Bey, kudretli komutanlarından Süleyman Şah’ı düşman üzerine sefere yollar. Süleyman Şah, Danişmend Gazi’nin oğlu Melik Gazi’yi de yanına alarak kafir Rum ordularını yener. Anadolu fethedilir.

Danişmnedname hikayesi aynı zaman da Anadolu tarihi hakkında bize bilgi verir. Onun bir edebi ürün olması yanında tarihi bir belge niteliği taşıması da son derece önemlidir. Sonraki yüzyıllarda Osmanlılar da dahil birçok beylik tarihlerini kayda geçirirken bu destandan yararlanmıştır.

Metinden Örnek:

Çü subh erdi zemin ü asmanı

Güneş nurına gark etdi cihanı

Çü dağlar başı altun tac urundı

Kamu sahra saru dibac büründi

Yine İslam çerisi durmış idi

Ata birüb mızrağın görmiş idi

Gaziler kamu işlerün kılublar

İşit nicesi düzildi alp’lar

Pes evvel yüridi Seyyit-i sadat

Meşiyih-zade vü ehl-i seadat

Dahi bürehne serpa nice derviş

Yürüdi anlarunla yad ü biliş

Başı altun alemler elleründe

Huda’nun zikri her dem dilleründe

Bu ayet yazıludur her alemde

Ki gören okıyan ola selemde

Abu İshak’ınidi Nasrun min Allah

Ki nusrat vire müminlere Allah

Dahı hem okıgıl Feth-ün karib’i

Bi kahr ide Huda Ehl-i Salib’i

(mefa’ilün Mefa’ilün Fa’ilün)

“Sabah olmuş, yer ve gök güneş nuru ile dolmuştur. Dağ başları altın taç urunmuş; bütün kırlar, dallı çiçekli sarı ipekli kumaşlara bürünmüştür. İslam ordusu kalkmış, hazırlıklarını görüp atlara binmiştir. Bütün işlerini tamamlayan nice gazi’ler, nice alp’lar sıralanmıştır.”

Okunma 1506 defa Son Düzenlenme Cuma, 03 Mart 2017 23:28

Çevrimiçi Kişi Sayısı

69 ziyaretçi ve 0 üye çevrimiçi