Meddah (Klasik Türk Tiyatrosu)

Yazan:  Kategori: XIV. Yüzyıldan XIX. Yüzyıl Ortalarına Kadar Osmanlı Edebiyatı Salı, 11 Ağustos 2015 01:06

XIV. Yüzyıldan XIX. Yüzyıl Ortalarına Kadar Osmanlı Edebiyatı

Olay Çevresinde Oluşan Edebi Metinler

Meddah Nedir?

Meddah kelime olarak “methedici”, “övücü” anlamlarına gelmektedir. Klasik Türk tiyatrosunda orta yere çıkıp (sahne) hikayeler anlatan, taklitler yapan halk sanatçısına “Meddah” denilmektedir. Meddah usta bir tiyatrocudur. Sahnede tek başınadır. Geniş kültür birikimi ve kıvrak zekası ile doğaçlama hikayeler anlatır; mendil, baston, takke, tabure, tespih gibi eşyaları kullanarak taklitler yapar.

Meddah oyunları, Karagöz – Hacivat veya Orta Oyununda olduğu gibi sadece gülmeceye dayanmaz. Meddahlar halka türlü hikayeler anlatır; bunların bazıları komik bazıları acıklı veya ders verici nitelikte olabilir.

Meddah geniş bir kültür birikimine sahiptir. Hafızasında birçok klasik olay, masal ve destanlar; hikayeler ve efsaneler yer alır.

Diğer göstermeye bağlı klasik türlerde olduğu gibi meddah oyunları da birkaç bölümden oluşur.

Meddah Oyununun Bölümleri

Giriş: Karagöz oyunundaki gibi oyun meddahın halka seslendiği bir ünlem cümlesi ile başlar. Bu “Hak dostum Hak !” tır. Sonrasında meddah seyircinin dikkatini çekmek için bir gazel veya tekerleme okur.

Örnek:

Hayali Küçük Ali’den tekerleme;

“Hak dostum Hak!”

Yanıldım ben çırak aldım yanıma

Eve gelmez külhan dükkanda yatır

Kovsam o da düşmez şanıma

Ki vardır çarşafsız yorganda yatır

Haşa huzurdan ustası çırağını sever

Bir eşek aldı pazardan, eşek göze geldi çatladı nazardan

Eşek çıktı mezardan, eşeğin aşkından ormanda yatır

Bizim çırak da hırtıyı pırtıyı toplamış külhanda yatır

Zaman-ı evvelde...”

Örnek 2:

Baki divanından bir gazel;

Ey gönül ayan-ı devlet içre himmet kalmadı

Kimden umarsın kerem, ehl-i mürüvvet kalmadı

 

Nefse nefsi oldu dünya, hep alem hayrettedir

Kimseden hiç kimseye zerre inayet kalmadı

 

Gel zuhur et handesin ey mehdi-i sahip-kıran!

Kim cihanda zahir olmadık alamet kalmadı

 

Ey diriğa lutf u ihsanı kapusun yaptılar

Zikri hayr olsun diyen sahib-saadet kalmadı

 

Cahil ü nadan ola gör ister isen mertebe

Kim kemal ehline Baki şimdi rağbet kalmadı

Açıklama Bölümü: Bu bölümde meddah hikayenin yeri, zamanı, kahramanları gibi unsurlarını tanıtır.

Örnek:

“İsim isme, cisim cisme, semt semte benzer, geçmiş zaman söylenir, yalan gerçek vakit geçer demişler. ...”

“Asitane-i aliyede Lüleci Ahmed Ağa isminde bir kimse var idi. Bu adem her ne kadar zengin değil idi ise de, fakir de değil, ancak kendi halinde zevki, cümbüşü bilir bir zat idi. Hanesi ittisalinde dükkanı olarak, bu nev’i eğlence güya lüle yapıp satar, amma geçinmesini de dükkanda lüle satmaktan değil ise de, ancak kendisini arayanlar dükkanda bulsun deyu resmen oturur idi. Kimlerden aranır? Vüzera ve rical, kibar konaklarından, zira kendisini ziyade sevdirmiş, ala münasebetli sohbetlerle, arada hoşça tebessüm, bir de tuhaf mazmun fıkralarla eğlendirir ve kendisi dahi eğlenip vakit geçirir idi. ...”

Asıl Konu: Hikayeye konu olan olayların anlatıldığı bölümdür. Meddah bu bölümde tüm hünerini gösterir. Yeri geldiğinde birçok farklı karakterin taklidini yapar. Olayları ezberden değil doğaçlama anlatır. Türkçeyi en doğru ve güzel hali ile kullanır.

Bitiş: Meddah, nezaketen, anlatım ve taklit hataları için özür diler. Hikayede düğümlenmiş olaylar çözülür. Çoğunlukla anlatı olumlu biter. Birçok hikayede çıkarılacak bir ders bulunur. Oyunun sonunda meddah bu dersi belirtir.

Örnek:

“Sakiye sohbet kalmazmış baki. Her ne kadar sürc-i lisan ettikse affola!”

Meddah oyunlarında birçok farklı karakter tüm özellikleri tek bir kişide toplanır. Oyunun akışı içinde bu karakterler arasında geçiş yapmak hüner isteyen bir iştir. Meddah taklitler yapması, karakter canlandırması yönü ile tek kişilik bir tiyatrodur. Klasik tiyatromuzun önemli bir türüdür.

Okunma 2385 defa Son Düzenlenme Cuma, 03 Mart 2017 23:37
Bu kategoriden diğerleri: « Mesnevi

Çevrimiçi Kişi Sayısı

183 ziyaretçi ve 0 üye çevrimiçi