Destan

Yazan:  Kategori: XIV. Yüzyıldan XIX. Yüzyıl Ortalarına Kadar Osmanlı Edebiyatı Perşembe, 06 Ağustos 2015 02:41

Aşık Tarzı Halk Şiiri Nazım Biçimleri

Destan Nedir?

Destan Nazım Biçiminin Özellikleri

Halk şiirinin en uzun nazım biçimi destandır. Dörtlüklerle yazılır ve dörtük sayısı bazı şiirlerde yüzü geçmektedir. Destanlar daha çok hecenin on birli kalıbı ile yazılır. Kafiye şeması yönünden koşma ve semai biçimlerine benzemektedir. Destanı diğer nazım biçimlerinden ayıran en önemli fark destanların uzun oluşlarıdır. Ayrıca konu yönünden de destanlar diğer biçimlerden ayrılır. Destanlarda genellikle savaş, yangın – deprem gibi doğal afetler, herhangi bir kahramanın serüvenleri, toplumsal birtakım olaylar konu olarak işlenir.

Not:Aşık Tarzı Nazım biçimi destanlar ile eski gelenekteki destan türünü karıştırmamalıyız. Burada belirtilen destanlar aşağıdaki örneklerden de anlaşılacağı üzere belli kişilerce söylenen mitolojiden uzak şiirlerdir. Bu şiirler biçim yönünden de eski destanlardan çok farklıdır.

Örnek:

Tut atalar sözün kalb-i selim ol

Gönülden gönüle yol var demişler

Gider yavuzluğu tab'-ı halim ol

Sert sirke kabına zarar demişler

 

Bilirsin alçağa akmaktadır su

Kamilin cahile nasihati bu

İkrarını gözet olma abesgü

Birdir iman ile ikrar demişler

 

Akıbet-endiş ol gönül dibelik

Yetişmez mi sana bu nümunelik

Kaçan loru kuşu bulsa bir kemik

Evvel ölçer sonra yutar demişler

 

Her kara uzatma elin eteğin

Yel kovana döner ahır emeğin

Nitekim şaşkını gölde ördeğin

Başın kor kıçından dalar demişler

 

Aldanma cihanın sakın varına

Düşmeyegör anın ah ü zarına

Bugünkü işini koma yarına

Yar yıkıldığı gün tozar demişler

 

Kestim bu arsada ben de bir koyun

Meydan-ı hünerde gel sen de soyun

Feleğin zoruna dayanmaz oyun

Katı zor oyunu bozar demişler

 

Gerçi çok cihanda boşa yelenler

Kande bilmiyenler kande bilenler

Eskiden adettir dağdan gelenler

Bağda olanları kovar demişler

 

Dediler bu pendi sordumsa kime

Tuz ekmek bilmeze müşkülün deme

Kül kömür ye namert lokmasın yeme

Gün olur başına kakar demişler

 

Abestir her vara yoğa koşanlar

Gahi doğru gahi eğri aşanlar

Ağlamaz ne demek kendi düşenler

İki gözü bile çıkar demişler

 

Arzeyle bu pendi kendi özüne

Dost addetme her güleni yüzüne

İncinme dostunun doğru sözüne

Doğru söz insana batar demişler

 

Eski mesellerle eylersen amel

Kırkların birine olursun bedel

Usulü manayı bilmiyen eçhel

Solağına davul çalar demişler

 

Bir mürşid-i kamil bulmıyanlara

Pirler nasihatin almayanlara

Sözünün sübutu olmıyanlara

Dipsiz kile bomboş ambar demişler

 

Eşkin at yanına koşulsa güre

Huy alır huyundan ol göre göre

Hizmet eyler isen eyle bir ere

Su aktığı yere akar demişler

 

Çarsu-yü dehirde nice toz kopar

Ol vakti gözeten çok takke kapar

Helalzade gelir pazarlık yapar

Haramzade pazar bozar demişler

 

Adetullah budur ezel ü abad

Kul kula sebeptir ey dil-i naşad

Baya geda hizmet etmekten murad

Bal tutan parmağın yalar demişler

 

Dilden ister isen gıll ü gış gide

Meta-ı razını açma haside

Kıyma müşteriye az al faide

Alan da satandan umar demişler

 

Yar ile ettiğin kavle ver karar

Kar etmezsen bari eyleme zarar

Aza kanaat et olma temahkar

Ucuz satan tezcek satar demişler

 

Ham tamahı gel sen terk eyle elden

Elinden çıkmasın der isen özken

Deve ahu gibi boynuz isterken

İki kulaktan da çıkar demişler

 

Hileyi irtikab etme kıl hazer

Denilsin namına bir er oğlu er

Sen elin kapısın kakarsan eğer

El de senin kapın kakar demişler

 

Irzıyle varamaz eşkıya eve

Uslu gez kim seni kamiller seve

Harden büyük at var attan da deve

Deveden de büyük fil var demişler

 

Güneş balçık ile sıvanmaz ey dil

Bizeban da olsa bellidir kamil

Kendinden gayriyi beğenmez cahil

Kendi çalar kendi oynar demişler

 

Talib-i marifet çekerse emek

Yöğrük at artırır yemin giderek

Şaire ses ile saz ü söz gerek

Yalınız taş olmaz dıvar demişler

 

Kuy-ü dilaraya eylersen akın

Hele gafil olma etrafa bakın

Karda yürü izin belirtme sakın

Arif olur el tez duyar demişler

 

Doyar mı can ü dil bus ü kenare

Hicran ü aşk ile leb pare pare

Ne giderse gitsin visal-i yare

Bir vuslat hezaran dinar demişler

 

Gerek şaki olsun gerekse said

Kereminden Kerim eylemez baid

Dergeh-i Mevla'dan kesme sen ümid

Gün doğmadan neler doğar demişler

 

Kani ol lokmana her urz ü şebe

Eller konar topladığın şehbede

Bilirsin atalar bir yerde debbe

Yıkılır bir yerde dolar demişler

 

Yırtıcı kuşların ömürleri az

Bir tek ipte iki cambaz oynamaz

Şehrahta kuyuyu kametince kaz

Ez kaza ayağın kayar demişler

 

Yüzüm yerde tenim hak ile yeksan

Serim kavgalarda halim perişan

Gözlerim cemal-i canana hayran

Gönül masumudur umar demişler

 

Levni nasayihi pirlerin böyle

Durub-u emsali nazm ile söyle

Meydan-ı hünerde ağırlık eyle

Ağır bassa yeyni ağar demişler

Levni

 

Örnek:

 

ey sürüden arkaya kalmış yiğit 

arkadaşın gitti haydi sen de git 

bak ne diyor ceddi şehidin işit 

haydi git evladım uğurlar ola 

haydi git evladım açıktır yolun 

zalimlere karşı bükülmez kolun 

bayrağı çek ön safa geçmiş bulun 

uğurun açık olsun uğurlar ola. 

 

eşele bir yerleri örten karı 

ot değil onlar dedenin saçları 

dinle şehit sesleridir rüzgarı 

haydi git evladım uğurlar ola 

haydi git evladım açıktır yolun 

zalimlere karşı bükülmez kolun 

bayrağı çek on safa geçmiş bulun 

uğurun açık olsun uğurlar ola 

haydi levent asker uğurlar ola 

 

yerleri yırtan sel olup taşmalı 

dağ demeyip taş demeyip aşmalı 

sende ki coşkunluğa er şaşmalı 

kahraman askerim uğurlar ola 

haydi git evladım açıktır yolun 

zalimlere karşı bükülmez kolun 

bayrağı çek ön safa geçmiş bulun 

haydi levent asker uğurlar ola 

haydi git evladım uğurlar ola. 

Mehmet Akif ERSOY

 

Kafiye şeması koşma ve semai ile aynıdır: abab / cccb / dddb / eeeb …

Okunma 1797 defa Son Düzenlenme Cuma, 03 Mart 2017 23:42

Çevrimiçi Kişi Sayısı

166 ziyaretçi ve 0 üye çevrimiçi