Karagöz ve Hacivat

Yazan:  Kategori: XIV. Yüzyıldan XIX. Yüzyıl Ortalarına Kadar Osmanlı Edebiyatı Pazar, 12 Ekim 2014 01:04

KARAGÖZ İLE HACİVAT HAKKINDA GENİŞ BİLGİ

10. Sınıf Göstermeye Bağlı Metinler Karagöz ve Hacivat

Karagöz ile Hacivat’ın Hayatı

Karagöz Hacivat Özellikleri

Karagöz oyunlarında ışıklı beyaz bir perdeye birtakım gölgeler yansıtılır. Uzun çubukların ucuna takılan deri ve mukavvadan yapılmış karakterlerin (Eskiden buna tasvir denirdi.) ışık yardımı ile gölgeleri perdede hareket ettirilir. Burada şekillerin asıllarının değil de gölgelerinin yansıtılmasının sebebi oynatıcı kişinin kendini ve kukladaki gibi ipi ve çubuğu göstermeyerek gerçekliği ve inandırıcılığı arttırmak isteğidir. Böylelikle gölgelerin yansıması daha ilgi çekici olmaktadır.

Karagözde karakterler – tasvirler – çok çeşitlidir. Bunlar insan, hayvan, bitki ve eşya temsillerinden oluşur. Perdede tasvir sayısı altıyı geçmez. Ana tasvirler insandır. Karagöz ve Hacivat tasviri neredeyse her oyunda karşılıklı iki evin arasında görülür. Ev tasvirleri geleneksel mimariyi yansıtır. Bazı oyunlarda ağaçlar, çeşmeler, ve hayvanlar da görülür. Evler gibi tasvirlerin tümü –kıyafetlere varana kadar- gelenekseldir ve günümüzde dahi değişmemiştir.

Karagöz – Hacivat Oyunu Ne Zaman Ortaya Çıktı?

Karagöz bir gölge oyunudur. Gölge oyunlarının tarihi çok eskidir. İlkin Hindistan’da Çin’de çıktığı düşünülmektedir. Türk edebiyatında gölge oyunu ilk defa 15. Yy’da görülür. Ortaya çıkışı rivayetlere dayanmaktadır. Evliya Çelebi, oyunun Sultan Alaattin zamanında (13. Yy.) yaşamış gerçek iki kişinin karşılıklı atışmalarının temsili ile ortaya çıktığını rivayet eder.

Halk arasındaki yaygın görüş ise Sultan Orhan zamanında Bursa’da Karagöz ve Hacı İvaz adlı gerçekte iki kişinin yaşadığı yönündedir. Bunlar Sultan Orhan’ın emri ile inşa edilmekte olan bir camide çalışan iki işçidir. Aralarındaki tartışmalar diğer işçilerin dikkatini çeker, işler uzar. Seferden dönen Sultan Orhan caminin inşaatının bitmediğini görünce sorumluların cezalandırılmasını emreder. Karagöz ve Hacivat idam edilir. Halk tarafından çok sevilen Karagöz ve Hacivat’ın sonraları haksız yere idam edildiği ortaya çıkar. Padişah durumdan vicdan azabı duyar. Dönemin Gölge Oyunu sanatçısı meşhur “Şeyh Küşteri” Padişahın bir nebze de olsa acısını dindirmek için Karagöz ve Hacivat adına gölge oyunu tertip eder. Bu sebeple Karagöz oyunlarının oynandığı perde “Küşteri Meydanı” olarak da bilinir. Şeyh Küşteri oyunların Geleneksel Tiyatroda bilinen ilk oynatıcısıdır.

Karagöz Hacivat Oyununun Özellikleri

                          1-Karagöz oyunları tuluata dayalıdır. Yani doğaçlamadır. Oyunlar sözlü gelenek ürünleridir, sonradan yazıya geçirilmiştir.

                          2-Karagöz oyunları Hayali Zıll (Gölge Hayal) olarak da bilinir.

                          3-Oyunlarda dekor ağaç, ev, tabure, masa, çeşme gibi sokak unsurlarıdır.

                          4-Kahramanlar deriden yapılmış tasvirlerdir. Bunlar bir çubuğun ucuna tutturularak perdeye yansıtılır.

                          5-Tüm oyunlar tek kişi tarafından canlandırılır. Karagöz oynatıcısına “Hayalci” denir. usta hayalcilerin kırka yakın karakterin ses ve oyun taklitlerini yapabildikleri bilinir. (Hayalci Küçük Ali)

                          6-Karagöz perdesine “Küşteri Meydanı” da denir.

                          7-Karagöz ile Hacivat, oyunların ana kahramanlarıdır.

Karagöz Oyunlarında Kahramanlar ve Özellikleri

Karagöz oyununda kahramanlar şunlardır:

Karagöz: Okuma yazma bilmez. Cahildir. Kaba saba hareketleri vardır. Laf bilmez. Arada patavatsızlık eder. Gün görmemiştir.

Hacivat: Okumuş, kültürlü ve bilgilidir. Karagöz karşısında sürekli ukalalık eder. Kendini beğenmiş, güngörmüş insanı temsil eder.

Ana kahramanların yanı sıra birtakım meslek ve yöre halkını temsil eden tipler bulunur.

Belli özellikleri ile ön plana çıkan tipler:

Tuzsuz Deli Bekir: Külhanbeyi, kabadayı ve zorbadır.

Efe: Zorba ve kabadayıdır.

Çelebi: Zengin, hovarda, mirasyedi bir tiptir.

Sarhoş: Sokak aralarında dolaşan ayyaş, içkici saf ve sarhoş insanı temsil eder.

Matiz: Sarhoş kadın, zenne

Altı Kulaç Beberuhi: Cüce ve saf insanı temsil eder.

Ana kahramanların yanı sıra birtakım meslek ve yöre halkını temsil eden tipler bulunur.

Kastamonulu: Oduncu; Zenci Arap: Lala, köle; Acem: Zengin, tüccar; Ak Arap: Kahve Satıcısı; Yahudi: Bezirgan, sarraf, eskici; Rum-Fransız: Tüccar, meyhaneci, terzi; Arnavut: Korucu, bozacı; Ermeni: Külhan; Kayserili: Pastırmacı; Rumelili: Pehlivan; Bolulu: Aşçı…

Karagöz Oyunları Ne Zaman Oynanır?

Oyunlar Türkiye’de 17. Yüzyılda yaygınlaşmıştır. Eski geleneğimizde Karagöz oyunları özellikle Ramazan aylarında oynanırdı. İftar sonrası bir eğlence olarak mahalle kahveleri veya mesire alanlarında oyunlar sergilenirdi. Yazıya geçen klasik oyunlar toplam 28 tanedir. Bunlar her Ramazan gecesi oynanır; yalnız “Kadir Gecesi” oynanmaz. Bunun dışında saray çevresinde doğum, evlenme, sünnet gibi önemli günlerde de Karagöz oyunları sergilenirdi.

Karagöz Hacivat Oyunlarının Yazarı

Karagöz oyunları anonimdir ve tuluata dayanır. Eldeki oyunlar yüzyıllar içinde

Karagöz – Hacivat Oyununun Bölümleri

Karagöz oyunları toplam dört bölümden oluşur. Bunlardan mukaddime, muhavere ve bitiş bölümleri doldurma bölümlerdir. Bu bölümler seyirciyi oyuna hazırlamak için ve uyunun bittiğini belirtmek için vardır.

Oyunun Bölümleri:

Mukaddime ( Giriş; Kadem: adım atma, sahneye gelme): Bu bölüm kalıp söyleyiş ve uygulamalardan oluşur. Perdeye oyunla ilgili bir göstermelik yansıtılır(Ağaç, kuş, kahramanlardan biri). Tef eşliğinde Hacivat soldan perdeye gelir. “Hay, Hak” nida eder. Hariçten bir gazel okur, “Yar bana bir eğlence medet” diyerek Karagöz’e seslenir. Karagöz pencereden karşılık verir. Burada bir tartışma yaşanır. Karagöz zoraki aşağıya iner.

Hacivat — (Şarkı söyleyerek perdeye gelir.)

Makamı: Segah

Gördün de beni bend ettin,

Ne suçum görüp aman terk ettin,

Ağyar ile ülfet ettin,

Ne suçum görüp aman terk ettin!

(Perde gazelini ve duayı okuduktan sonra...)

Ooof, hay Hak!

...

Diyelim bu gece de Mevlam işimizi rast getire.

Yar bana bir eğlence medet!

Kande varsa aşık-ı biçare cananın arar,

Dert ile bimar olan elbette dermanın arar.

Aman bana bir eğlence yar hey!

Muhavere (Söyleşme, atışma): Bu bölümde Karagöz ile Hacivat türlü konularda atışır. Aralarındaki çatışma, yanlış anlaşılmalar, kültür farkları belirginleşir. Bu bölüm oyunun hayalci adına en maharet isteyen bölümüdür. Bölüm “ Bakalım ayineyi devran neler gösterir.” Sözleri ile biter.

Örnek:

Fasıl (Asıl oyuna başlama): Oyunun esas konusunun işlendiği bölümdür. Oyunlar çoğunlukla bu bölümdeki adları ile anılır(Kanlı Kavak). Uyuna göre tüm kahramanlar perdede rollerine göre görünür. Günlük hayattan alınma olaylar anlatılır.

Örnek:

Hacivat: Canım efendim serpuş almıştım.

Karagöz: Sarhoş oldunsa bana ne?

Hacivat: Canım sarhoş değil, serpuş, serpuş…

Karagöz: İyi yahu ondan da bana ne?

Hacivat: Ayol öyle mi derler?

Karagöz: Ya nasıl derler?

Hacivat: “Güle güle giy, başında paralansın!” derler.

Karagöz: Peki!.. Güle güle giy, başında paralansın!

Bitiş: Karagöz ile Hacivat tekrar perdeye gelir. Oyundan çıkan ders yani kıssadan hisse söylenir. Karagöz Hacivat’ı döver. Oyun; “ Yıktın perdeyi eyledin viran, varayım sahibine haber vereyim heman.” sözü ile bitirilir. Karagöz oyunu kapatır. “ Her ne sürç-i lisan ettik ise affola.” sözlerini terennüm eder. Işık kararır.

Karagöz – Hacivat Oyun Örneği:

Kanlı Kavak

Muhavere

(...)

Hacivat — Ah birader, sen artık rezaleti ayyuka çıkarıyorsun!

Karagöz — Ulan, döverim! Zerdaliyi tabaktan kim çıkarıyor?

Hacivat— Gördün mü bir kere! Kabahat sende değil, senin anan babandadır, okuyup öğrenmene asla dikkat etmemişler, "ayvan kalmışsın.

Karagöz— Ulan, ben hayvan mıyım?

Hacivat— Hayvansın zahir.

Karagöz— Ben hayvanım da, hani benim palanım? Hani benim yularım?

Hacivat— Öyle senin bildiğin gibi hayvan değil.

Karagöz— Ya nasıl hayvan?

Hacivat— Surette insansın amma, sirette ayvandan farkın yok.

Karagöz— Suratın insan ama sırtın hayvan ne demek? Bu lafın Türkçesi yok mu?

Hacivat— Hayvan-ı natıksın.

Karagöz— Hamamcı Sadık kim?

(...)

Sözcükler: Ayyuk: keçiyıldızı, (mecaz olarak) gökyüzünün en yüksek yeri. Zahir: meydanda, açık. Suret: dış görünüş. Siret: iç görünüş. Hayvan-ı natık: konuşan hayvan.

 

Metnin Tümü İçin Bakınız: Karagöz ve Hacivat Kanlı Kavak Oyunu…

Okunma 5846 defa Son Düzenlenme Cuma, 03 Mart 2017 23:34

Çevrimiçi Kişi Sayısı

179 ziyaretçi ve 0 üye çevrimiçi