Sıfat (Önad)

Sıfat ve Çeşitleri

 Parasızın yürüyüşü soluk, rengi uçuk, sesi bozuktur; şayet gülse bile gülüşünde ham ayva, muşmula veya üvez yemiş gibi bir burukluk vardır. Kurum tutmuş baca gibi içi keyif, zevk namına hiçbir şey çekmez, puhular durur, inleyişi boş sarnıç gibi derin, matemli ve hazindir. Işık, içinden gelmediği için avizeler altında dursa yüreği yine karanlıkta, bu karaltının da gölgesi suratındadır.

 Kendisini daima koca şehir içinde yapayalnız farz eder; kurtlar, kuşlar uğrağı korkunç dağ başlarında tek başına gezen bir seyyah gibi gönlü ürkeklikle doludur.

Refik Halit Karay

Bu metindeki soluk, boş, uçuk, bozuk, ham, hiçbir, matemli, derin, hazin, koca, yapayalnız, bir, dolu, tek kelimelerinin anlamlarına dikkat edelim. Bunlar, bildiğimiz isimlere benzemiyorlar; isimlerin niteliklerini gösteriyor, yahut her hangi bir şekilde onları belirtiyorlar. İşte:

Varlıkların niteliklerini, yani nasıl olduklarım bildiren veyahut bir varlığı belirten kelimelere sıfat denir: iyi, güzel, doğru, bu, yeşil, birinci, bütün gibi.

 Sıfat Tamlaması

Türkçede sıfatlar, isimden önce söylenir; böylece bir isim, bir sıfatla tamlanmış olur; bu türlü tamlamalara sıfat tamlaması denir: iyi adam, çalışkan çocuk, bu çiçek, bazı insanlar gibi.

Sıfatlar başlıca iki büyük kısma ayrılır:

Not:

Bazen bir isim de sıfat gibi kullanılır: insan adam, aslan asker gibi.

A- Niteleme Sıfatları

İsimleri vasıflandıran niteleme, sıfatlarını yapı bakımından başlıca üçe ayırabiliriz:

1- Basit Sıfatlar

Aslında sıfat olan kök ve kök hükmündeki kelimelere Basit sıfatlar deriz: kaba, ince, san, küçük gibi.

2- Türeme (Türemiş) Sıfatlar

İsimlerden ve fiillerden bazı eklerle üretilen sıfatlara Türeme (türemiş)sıfatlar denir: terbiyeli, tuzsuz, canlı, titrek, yapışkan, coşkun gibi.

3- Bileşik sıfatlar

İki kelimeden yapılmış olan sıfatlardır: açıkgöz, pisboğaz, düztaban gibi.

Bunlardan başka yine niteleme işini gören pekiştirme ve küçültme sıfatları da vardır.

4- Pekiştirme sıfatları

Bir niteliği pek kuvvetle gösteren sıfatlara Pekiştirme sıfatları denir.

Pekiştirme sıfatı yapmak için bazı sıfatların ilk vokaline kadar olan kısmı alınıp ondan sonra uyarana göre m, p, s, r harflerinden biri getirilerek bir hece yapılır; böylece meydana gelen hece, sıfatın başına konur. Mesela: uzun sıfatının ilk hecesi “u-”dur; bunun sonuna bir  “-p” getirerek  “uf-” hecesini teşkil edip bunu uzun sıfatının başına koyarız: upuzun olur. Kapkara, yemyeşil, bembeyaz, mosmor, sapsan, kıpkırmızı sıfatları da bu yolda yapılmıştır.

5- Küçültme sıfatları

Bir vasfı hafif derecesiyle gösteren sıfatlara küçültme sıfatları denir: -ce, -cık, -imsi, -ımtırak eklerinden biri getirilerek yapılır: güzelce, büyükçe, kısacık, küçücük, kırmızımtırak, mavimtırak, tatlımsı gibi.

B- Belirtme Sıfatları

Belirtme sıfatları dörde ayrılır:

1- İşaret Sıfatları

İsimleri işaret suretiyle belirten sıfatlara işaret sıfatları denir: bu, şu, o.

Bu, yakındaki bir şeyi; şu, biraz uzaktakini; o, daha uzakta bulunanı gösterir: bu ev, şu ağaç, o çocuk misallerindeki bu, şu, o işaret sıfatıdırlar.

2- Sayı sıfatları

İsimlerin sayısını gösteren belirtme sıfatlarına sayı sıfatları denir.

Sayı sıfatları dörde ayrılır:

Varlıkların sayısını, miktarım bildiren sayı sıfatlarına asıl sayı sıfatları denir: Bir, üç, yetmiş, bin, beş bin gibi.

Varlıkların sırasını, derecesini bildiren sayı sıfatlarına sıra sayıları denir; asıl sayı sıfatlarının sonuna -nci,  -inci;  -ncı,  -ıncı;  -üncü, -uncu getirilerek yapılır: birinci, altıncı, yedinci, üçüncü, onuncu gibi.

Gösterdikleri şeylerin eşit parçalara ayrıldığını bildiren sayı sıfatlarına üleştirme sayıları denir; asıl- sayı sıfatlarının sonuna er, ar getirilerek yapılır: birer, onar gibi.

Not: (İki, altı, yedi) gibi sonunda vokal bulunan sayı sıfatlarına getirilecek er, ar dan önce kaynaştırma harfi olan “ş” getirilir:  ikişer, altışar, yedişer gibi.

Kesir bildiren, yani tam sayıların bir parçasını gösteren sayı sıfatlarına kesir sayıları denir: onda beş, yüzde iki, kırkta bir gibi.

Not: Çeyrek, buçuk, yarım kelimeleri de kesir sayısı olarak kullanılmaktadır.

Not: Asıl sayı sıfatlarına -iz eki getirilerek yapılan sıfatlara da topluluk sayı sıfatları denebilir: ikiz, üçüz, dördüz, beşiz gibi.

Alıştırma

Şu cümlelerdeki isimleri ye sıfatları bulunuz:

Hürriyetin kıymetini esirlikten kurtulan bir millet daha iyi takdir eder. Bazı insanlar bilmeyerek fenalık yaparlar. Geçen ki at yarışında birinci çıkan beyaz atın sahibi bin lira kazandı. O yeşil kaplı defteri yüz kuruşa aldım. Çocuklar, teneffüs zamanı bitince, ikişer ikişer yukarıya çıkıp sınıflarına girerler. Bir kilo bin gramdır.

Alıştırma

Aşağıdaki metinde göreceğiniz sıfatların çeşitlerini söyleyiniz:

O zaman gümüşü kayalar arasındaki yekrenk yollar kızıl, sarı, mor, turuncu, beyaz şekillerle doluyor. Sanki çardakların önündeki o gürbüz sardunya, arslanağzı, horozibiği, kına saksıları yerlerinden fırlamışlar, sanki yürümeğe başlamışlar...

Refik Halit Karay

3- Belgisiz sıfatlar

İsimleri kapalıca belirten sıfatlara belgisiz sıfat denir: bütün, bir, bazı, her, başka, böyle, birçok, biraz, birtakım, birkaç, hep, diğer, tekmil, her hangi.

4- Soru sıfatları

İsimleri soru yolu ile belirten sıfatlara: soru sıfatlarıdenir: hangi, kaç, kaçıncı, ne gibi, he kadar?

Not: Varlıkların durumlarını, sayılarını ve yerlerini soru yolu ile belirtmek için kullanılan soru sıfatları, belirtme işinden başka niteleme vazifesini de görürler: nasıl söz, hangi kitap, ne gibi iş...

Alıştırma

Aşağıdaki sıfatların nevilerini söyleyiniz:

Kuvvetli adam, yeşil çayır, sıcak su, ekşi portakal, geniş meydan; tatsız meyva, tuzlu-su, kalın kâğıt, kırık kalem, uzun yol, yüksek dağ; güzel huy, terbiyeli çocuk, -zengin adam, büyük, ev, birçok çocuk, bütün hocalar.

Alıştırma

Şu metindeki sıfatları bulunuz ve çeşitlerini söyleyiniz:

Her tarafta yükselen otların kenarlarında, kırların en tenha ve göze görünmez noktalarında başlı başına tam bir güzellikle açılmış, belki renkleri biraz soluk kır çiçekleri vardır. Birçok ağaçlar da çiçek açar. Öyle ki en açık, güneşli veya en rüzgârlı havada bile, birçok incecik kokulardan hasıl olan kendine mahsus nefis bir Çamlıca kokusu duyulur. Bu, kekik, ıtır, lâvanta, nane; merzenküş; karabaş; kır menekşesi, yabani gül renginde ve o büyüklükte açan pembe ve beyaz lâleden ve daha sair isimlerini bilmediğimiz kır çiçeklerinden; çam, ıhlamur ve beyaz çiçekli akasya gibi ağaçlardan gelip birleşen bir temizlik ve tazelik kokusudur ki hemen her yandan tabiatın buhurdanlarından tütüyor gibi duyulur, insanın her nefes alışma bir haz verir ve içilen kutsi bir şerbet gibi, ta ruha dolar.

Abdülhak Şinasi Hisar

C- Sıfatların Yapısı

Basit, Türemiş, Bileşik sıfatlar

Bir sonbahar akşamı sahillerdeyim

Gamlı bir heykel gibi kayalarla ben.

Dağınık saçlarımdan pervasız esen

Rüzgarların elinde kırık bir neyim.

Faruk Nafiz Çamlıbel

 

Şekvanı dinledim, ezeli muztarip deniz!

Duydum ki, ruhumuzla bu gurbette sendeniz.

Dindirmez anladım bunu hiçbir güzel kıyı

Bir bitmeyen susuzluğa benzeyen bu ağrıyı.

Yahya Kemal Beyatlı

 

Şu şiirlerdeki güzel, bir, gamlı, dağınık, pervasız, kırık, hiç­bir sıfatlarını inceleyelim. Bunlardan güzel ve bir sıfatları bir köktür, yani basit kelimedir.

Gamlı ve pervasız sıfatları da gam ve perva isimlerine -lı ve -sız ekleri getirilerek yapılmış olduğu için türemiş sıfatlar­dır.

Dağınık ve kırık sıfatları ise dağın ve kır köklerinden ya­pıldığı için fiilden türemiş sıfatlardır.

Hiçbir belirsiz sıfatı ise hiç ile bir den yapılmış bileşik bir sıfattır.

Sıfatlar yapılış bakımından üçe ayrılır:

1- Basit sıfatlar

2- Türemiş sıfatlar

3- Bileşik sıfatlar

1- Basit sıfatlar

Kök halinde, doğrudan doğruya sıfat olan kelime­lere basit sıfat denir:

Ak, dar, bol, kara, mor gibi.

2-Türemiş sıfatlar

Türlü eklerle türlü kelime köklerinden yapılmış olan sıfatlara Türemiş sıfatlar denir ki bunları da başlıca ikiye ayıra­biliriz:

a- İsim soyundan olan köklerle yapılanlar.

b- Fiil soyundan olan köklerle yapılanlar.

a- İsim soyundan olan köklerle türeyen sıfatlar

li (lı, lü, lu) ekleriyle: şekerli, ayaklı, pürüzlü, tuzlu...

Not: Bu ek, memleket isimlerinin sonuna getirilirse o yer ahali­sinden birini gösterir: İstanbullu, Ankaralı, Kırşehirli, İzmirli.

siz (sız, süz, suz) ekleriyle: kemiksiz, ayaksız, ütüsüz, tuz­suz...

Not: ci (cı; ci, cu) ekiyle: şekerci, sobacı, üzümcü, uncu; işçi, balıkçı, sütçü, yoğurtçu...

Not: Bu ekle yapılan sıfatlarla (şapkacı kadın), (simitçi çocuk) şeklinde sıfat tamlaması yapılırsa da bunlar daha ziyade meslek ismi olarak yalnız başına kullanılırlar : .

Yoğurtçu geçiyor. Sütçü gelmedi mi?

ce (ca;çe, ça) ekiyle tarz bildiren sıfatlar yapılır: insanca, erkekçe, çocukça...

Not: Kabaca, terbiyelice, akıllıca kelimelerinde olduğu gibi bu ek, sıfatlara da getirilerek yine tarz bildiren sıfatlar yapıla­bilir.

lik (lık; lük, luk) ekiyle: elbiselik, yazlık, örtülük, palioluk.

b- Fiillerden yapılan sıfatlar

en (an, yen, yan) ekiyle: gelen, yazan, söyleyen, okuyan...

İmla Kuralı

Kendisinden sonra(-yor) gelen geniş ünlüler daralır:

Ağla - ağlıyor . İste - istiyor Oyna - oynuyor      Söyle – söylüyor

de- ve ye- fiileri de diyor ve yiyor şeklinde söylenir

ici (ıcı; yici, yıcı) ekiyle: geliri, yazıcı, sayleyici, jakala - yıcı, görücü, yorucu, okuyucu...

Not: Bu şekilde yapılarak meslek ve sanat bildiren sıfatlar- da çok defa isim yerinde kullanılır: örücü, dikici...

miş (mış; müş, muş) ekiyle yapılanlar: gezmiş, yazmış; gömüş, okumuş.

Not: Bu çeşit sıfatları (inişli geçmiş) in üçüncü tekil şahsı ile karıştırmamalıdır. Bildiğiniz gibi (mişli geçmiş) zamanındaki fiiller yüklem olarak cümle kurarlar; bunlar ise öbür sıfatlar gibi yanlarındaki isimle birlikte sıfat tamlaması yaparlar; oku­muş adam, geçmiş zaman gibi.

ecek ekiyle: gelecek, yakacak, doğacak, görülecek.

Not: Bunları da(gelecek zaman) ın üçüncü tekil şahsı ile karıştırmamalıdır: doğacak çocuk, gelecek sene, görülecek iş ör­neklerinde olduğu gibi bu şekilde türetilmiş sıfatlar da sıfat tam­laması yapmağa yararlar.

r, mez ekleriyle: akar su, görür göz, tütmez ocak, kesmez bıçak, çıkmaz sokak.

dik (dık; dük, duk) ekiyle: bildik adam, tanıdık müşteri, görmedik kimse, işitmedik kulak.

gen (gan; ken, kan) ekiyle: çekingen, sokulgan, dövüşken, unutkan...

gin (gın; gün, gun) ekiyle: girgin, dargın, sürgün, ol­gun...

ik (ık; ük, uk) ekiyle: eğik, yırtık, sönük, soluk...

Not: Bunlardan başka az işlek eklerle yapılan bazı türeme sıfat­lar daha vardır: iğrenç, korkunç, şişman, kumsal, uysal, yok­sul, solak, sağmal gibi.

Alıştırma

Şu metindeki sıfatların çeşitlerim söyleyiniz :

Bu çökük çatıların altında ince basma entarileri bel­lerine örme bir kuşakla toplanmış, ebedi bir hüsranın mührü altında susan dudaklarla ihtiyar kadınlar, genç kızlar vardı.

Halit Ziya Uşaklıgil

3- Birleşik Sıfatlar

Birden ziyade kelimeden yapılmış olan sıfatlara“Bileşik Sıfat” denir. Dilimizde türlü türlü şekillerde bileşik sıfat yapılmaktadır:

a- Sıfat tamlaması şeklinde olanlar: pisboğaz, boşboğaz, açıkgöz, düztaban,

b- İki isimden yapılanlar; tepegöz, palabıyık, canciğer.

c- Bir isimle bir fiilden veya iki fiilden yapılmış olanlar: bastıbacak, sallabaş, çalçene, vurdumduymaz...

d- Bazı sıfatların ilk harfi alınıp bu harf konsonantsa, ahenk kaidesine göre, bir vokalle beraber (p, s, m) harflerin­den biri getirilerek -bir hece yapılır ve sıfatın başına konur: masmavi, bembeyaz ''gibi. Söze kuvvet vermek için kullanılan bu çeşit bileşik sıfatlara “Pekiştirme sıfatı” denir.

Pekiştirme sıfatlarının başlıcaları şunlardır: apaçık, upu­zun, yamyassı, kıpkırmızı, simsiyah, kapkara, yemyeşil, tasta­mam, koskoca, kupkuru, basbayağı, dümdüz, sipsivri, kıskıvrak, bambaşka, tamtakır; dimdik, apaydınlık.

Not: Çırçıplak, sırsıklam bileşik sıfatlan kural dışı yapılmış olan pekiştirme sıfatlarıdır.

e- Aynı, sıfatın tekrarlanmasıyla yapılan pekiştirme sıfat­ları da bileşik sıfat sayılabilir: ince ince, derin derin, al al, pembe pembe...

Not: Demet demet, dizi dizi, yığın yığın, küme küme şeklinde tekrarlanan bazı isimler sıfat işini görürler. Böylece tekrarlanan kelimeler arasına virgül konmaz.

f- Bazı sıfat tamlamalarının sonuna -li getirilerek bileşik sıfat yapılır: beyaz sakallı, koyu renkli, iyi yürekli, tek bacaklı, kısa boylu...

g- Sıfat tamlamalarında ismi sıfattan önce getirip sonuna(i, i, ü, u), yahut(si, sı, sü, su) konarak: eli açık, kulağı delik, yüzü temiz, burnu çekik, çatısı yıkık, bahçesi bakımsız...

h- On sekiz, yedi yüz elli altı gibi birkaç sayıdan yapılmış sayı sıfatları da bileşik sıfatlardan sayılır.

ı- Birkaç, birçok, birtakım gibi iki kelimeden yapılmış belgisiz sıfatlar.

i- Süzüne sadık, yükte hafif, eline çabuk, kafadan sakat gibi sıfatların başına hal takısı almış bir kelime getirerek yapıl­mış bazı bileşik sıfatlar da vardır.

Alıştırma:

Aşağıdaki metinde bulacağınız sıfatların çeşitlerini söyle­yiniz:

Kırmızı yapraklı kuru meşe dallarından yapılmış ko­calman çardağı ovadan kopan hırçın bir rüzgar yıkacak gibi sarsıyordu. Penceresiz kahvenin loş karanlığında sı­kılan köylüler, yine buraya toplanmışlar, yere yay ılı yır­tık kaba hasırın kenarlarında hepsi boyunlarını büküp diz çökmüşlerdi.

Ömer Seyfettin

Aşağıdaki yazıda bulunan sıfatların çeşitlerini söyleyiniz; basit, türemiş ve bileşik sıfatların nasıl yapılmış olduklarını açıklayınız:

İyi Adamlar

İyi adamlar pek naziktirler. Ta uzaktan arkadaşlarım tanır tanımaz yüreklerinde derin bir sevinç doğar. Bu se­vinçleri yüzlerinden belli olur. Kalbinizi ezen bir acı var­sa, gidiniz, iyi adamları bulunuz, o acınız geçecektir; çün­kü onlar bizim dert ortağımızdırlar. Üzüntülerimizi dağıt­mak için fedakarlıktan çekinmeyen yalnız onlardır. Şüp­hesiz ki, siz iyi yüreklilerle beraber bulununca başkala­rının acılarına ortak olmak için kendinizde bir acıma duy­gusu uyandığını hemen anlarsınız.

Onlar; hasta ve üzüntülü olmadığınız vakitlerde de saadetinizi tebrik için sizi ziyaret ederler; her zaman iyi­liğinizi- dilerler.

Her yer onlara kendi evleri gibi rahat gelir; çünkü her yerde saygı görürler ve iyi bilirler ki namuslu, fazi­letli olmak; insanı yalnız maddi şöhret ile ilerlemiş kibirli adamlardan daha yüksek ve şerefli bir sıraya çıkarır.

Kendileri en büyük mevkilerde bulunsalar bile gene başkalarını hor görmezler.

Cemiyetin her tabakasında iyi adamlar vardır. Onla­rın yanında herkes birdir. Riyakarlıktan ve riya sayıla­cak hareketlerden hiç hoşlanmazlar; nazik ve iyi kalpli oldukları için kendilerini herkes sever.

iyi adamlar çabucak gücenmezler; haset, kıskançlık gibi fena huylardan uzaktırlar.

Onlar, insanları, herkesten iyi anlamışlar, her türlü kusurdun kurtulmak çarelerini bulmuşlardır.

Şu şiirdeki isimlerle sıfatların yapılış bakımından çeşitle­rini söyleyiniz:

Önce baygın bir iniltiydi yamaçtan duyulan,

Sonra bir_ gölge belirmişti kuş uçmaz yoldan.

Asya’nın titreterek bağrı yanık toprağını.

Geliyor, baktım, uzaktan sökülen bir kağnı...

İnleyen memleketimdir bu tekerlekte dedim.

Faruk Nafiz Çamlıbel

Alıştırma

Şu yazıdaki türemiş ve bileşik kelimeleri bulunuz:

Sevdiğim bir ağaç da salkımsöğüttür. Fransızların “ağlıyan söğüt” dedikleri gevrek, narin ağaç. Tevazua menekşe değil, bu söğüt misal olmalıdır. Ne taze bir yeşil­liği, bir ibrişimliği vardır!

Dere kenarına sıra sıra talime çıkmış dev ordusu ne­ferleri gibi dizilen, bedenleri narin, dallan yüklü, yaprak­ları oynak kavakları da severim. Kavaklar kırlarda birer tabii işarettir: burada su var.

Sebzelerden enginarı tercih ederim. Tat dediğimiz şey enginar kadar hiçbir nebatın içine sinmemiştir. Her sebzede biraz tatlılık, acılık,-tuzluluk, hulasa dile dokunan bir halet vardır. Fakat enginar ne tatlı, ne acı, ne de tuzludur. Serapa lezzet ve çeşnidir.

Okunma 20 kez

Bu kategorideki diğerleri:

Yorum yapın

(*) ile işaretlenmiş zorunlu alanların tümünü doldurduğunuzdan emin olun. HTML kodları kullanılamaz.

Yukarı
Ramazan İlbay tarafından tasarlandı Milliedebiyat.com | Destek Ramazan İlbay