Buradasınız: AnasayfaDil ve Anlatım10. SınıfAnlatım ve ÖzellikleriAnlatımda Anlatıcının Tavrı


Anlatımda Anlatıcının Tavrı

Yazan:  Kategori: Anlatım ve Özellikleri Perşembe, 24 Temmuz 2014 16:28

ANLATIMDA ANLATICININ TAVRI

 

Nesnel ve Öznel Anlatım

 

Anlatım biçimlerini incelemeye geçmeden önce, anlatımla ilgili bazı noktaları tanımalıyız. Bu noktaların başında nesnel ve öznel anlatım gelir. Bu iki cümleyi karşılaştıralım:

 

“Çocuğun çok güzel gözleri var.”

“Çocuğun gözleri yeşildir.”

 

Birinci cümle “öznel”bir anlatıma örnektir. Gözlerin üzerimizde uyandırdığı duyguyu belirtiyor; bu duyguyu kendimizce yorumluyoruz. İkinci cümle ise, birinciye göre “nesnel”bir niteliktedir. Gözlerin rengini kişisel yorumda bulunmadan anlatıyoruz. Bu basit örnekleme de gösteriyor ki, nesnel anlatım, varlıkların dış görüntüsüne dayanan, anlatıcının duygularına dayanmayan, değişik yorumlara yol açmayan bir özelliktedir; öznel anlatımsa buna karşıttır. Bununla beraber, ikinci cümle de gerçekten tam nesnel bir nitelik taşımaz. Belki gözlerin rengi açık yeşil ya da süt mavisidir. Ama anlatıcıya yeşilmiş gibi gelmiş olabilir. Bir de şu cümleye bakalım:

 

“Çocuğun ağırlığı, 18 kilogramdır.”

 

Bu cümle, tam anlamıyla nesneldir. Eğer tartı aracında bir bozukluk yoksa, eksik ya da fazla okumadıysak, bu cümledeki yargıyı kanıtlayabiliriz. Kilogram, herkes İçin ortak bir ölçüdür. Değeri kişiden kişiye değişmez, bu yönden bu cümlenin anlamını herkes aynı şekilde kavrar.

 

Soyut Anlatım

 

Dilde, anlatımda daha çok soyut; yani beş duyu organımız ile algılayamadığımız kavramların, imajların kullanıldığı üslup çeşidine soyut anlatım diyoruz. Bu bir anlatımdan çok üslup çeşididir. Kimi yazarlar soyut ifadenin gücünden yararlanarak metin oluşturmayı tercih ederler.

 

Soyut anlatımın kullanıldığı metin türleri:

 

Matematik, felsefe, uzay bilimi vb. gibi soyut kavram ve olguların kullanıldığı bilimlere ait metinlerde; şiir, hikaye gibi edebi metinlerin bazılarında soyut anlatım tercih edilmektedir.

 

Örnek:

 

“sevgi, hüzün, acı, yalnızlık gibi karmaşık duyguları içinde biriktiriyor; hiç var olmamış gibi yaşıyordu.”

“Bir üçgenin iç açıları toplamı 180’dir.”

“Varlık, mutluluk – üzüntü, iyi – kötü, başlangıç – son gibi bir birine zıt kavramların teşekkülünün bir neticesidir.”

 

Somut Anlatım

 

Dilde, anlatımda daha çok somut; yani beş duyu organımız ile algılayabildiğimiz kavram ve olguların tercih edildiği üsluba, anlatım çeşidine somut anlatım denilmektedir. Anlatımda inanılırlığı, güvenirliği artırmak amacı ile somut anlatım tercih edilir.

 

Somut anlatımın kullanıldığı metin türleri:

 

Somut anlatım daha çok bilimsel özelliklerin ön planda olduğu makale, röportaj, haber yazıları, bilimsel diğer yazı türlerinde kullanılmaktadır.

 

Örnek:

 

“Küresel ısınmanın bilim ile açıklanabilecek bir yönü yoktur aslında. Gelişmiş Dünya devletleri küresel ısınmayı arttırdığını iddia ettikleri ağır sanayi ve yer altı kaynakları alanında tüm kaynaklarını tükettikten sonra az gelişmiş ülkeleri baskı altına alabilmek için bu mesnetsiz yalanı uydurmuşlardır.”

 

“Son nüfus sayımında ülke nüfusunun yüzde beş arttığı görülmüştür.”

 

Not: nesnel anlatım ile somut anlatım karıştırılmamalıdır. Nesnellik soyut kelimeler ile de sağlanabilir; fakat somut anlatımda ağırlıklı olarak somut kelimeler tercih edilir.

 

Somutlama:Somutlama soyut bir kavramın benzetme imgeleme gibi türlü yollarla somut bir kavramı karşılayacak biçemde kullanılmasıdır.

Örnek: “korku” soyut bir kavramdır. Bu kavram aşağıdaki örnekte benzetme yolu ile somutlaştırılmıştır.

Korkuyu içinde soğuk bir demir parçası gibi taşıyordu.”

 

Aşağıdaki örnekte hayat bir merdivene benzetilmiştir.

“ağır ağır çıkacaksın bu merdivenlerden

Eteklerinde güneş rengi bir yığın yaprak”

 

Soyutlama: Soyut bir kavramın benzetme, eğretileme gibi türlü yollarla somut bir kavramı karşılayacak biçimde kullanılmasına soyutlama denilmektedir. Bir ressamın somut nesneleri gerçeklik çizgisinden uzaklaştırarak olduğundan farklı çizmesi gibi edebiyatta somut kavramlar ve olguların gerçeküstü anlatımı soyutlamadır.

 

Örnek:

 

“Kaldırımlar içimde kıvrılan bir lisandır.”

Somut bir kavram olan kaldırımlar soyut bir kavram olan lisan yani dile benzetilmiştir.

 

Not:Divan edebiyatında “tecrit” sanatı bir soyutlama sanatıdır. Şairin bir başkasından bahsediyor gibi yapıp kendine seslenmesi bir soyutlamadır.

 

Ey garip şair, dizelerin kan ile doldu şiirin revan.”

Yine divan şiirinde somut, bilinen insani özellikleri olan sevgili türlü benzetme, imge ve imajlarla soyutlanmıştır.

 

Boyu selvi (kavak ağacı), yanakları kiraz, ağzı nokta, gönül alıcı, saçları kement, kirpikleri ok …

Bu bir ressamın resminde gerçeği soyutlaması gibidir.

 

Dolaylı Anlatım

 

Duyulan ya da öğrenilen bir bilginin –miş’li geçmiş zaman kipi kullanılarak anlatılmasına denir. Dolaylı anlatımda anlatıcı olay ya da durumlara bir vasıta yolu ile ulaşır. Böylelikle edinilen bilgi ya da haberin anlatımı dolaylı olacaktır. Edebiyatta roman, hikaye gibi türlerde dolaylı anlatım kullanılmaktadır.

 

Örnek:“Kütüphanenin raflarında tarih kitaplarının bulunmadığını görünce buranın kültür ve medeniyetinin unutturulmaya çalışıldığını anlamış.”

 

Doğrudan Anlatım

 

Anlatımın gözlem ve deneyimler sonucu birinci kişi tarafından –di ya da –yor (-makta) kipleri kullanılarak gerçekleşmesine doğrudan anlatım denir. Bu anlatım çeşidinde anlatıcı yaşananlara şahit olmaktadır. Edebiyatta anlatımda gerçeklik olgusunu sağlamlaştırmak için tercih edilir.

 

Örnek:“ kapının arkasında neler konuşulduğunu çıldırasıya merak etmesine rağmen bir türlü kapıyı açmaya cesaret edemiyordu. Bir şeyler duyabilmek umudu ile kapıya iyice yaklaştı. İçerden gelen uğultu kesilmişti. Kapıya doğru içerden birilerinin yaklaştığını hissetti. Duvardaki tablo ile ilgileniyormuş gibi yapıp kapıdan uzaklaştı.”

 

Mektup Yolu ile Anlatım

 

Bir edebi eserde olay ve durumlar hakkında bilgiye bir mektup yolu ile ulaşılması mektupla anlatım olarak bilinmektedir. Yazar kahraman anlatıcı bakış açısı ile yazdığı bir hikaye ya da romanda kahramanın bir bilgiye ulaşmasının imkansız olduğu durumda bu yönteme başvurur.

 

Örneğin romanda çok uzak bir şehirde gerçekleşen bir olayın diğer olaylara çok büyük etkisi olacaktır. Kahraman anlatıcının o şehirde olayın yaşandığı esnada bulunması imkansızdır. Bu durumda yazar türlü yollar ile kahramana bu bilgiyi aktarır. Eski gelenekte bu mektup ile sağlanmakta idi. Bu gün ise bu bilgiyi aktaracak bir çok araç bulunmaktadır. Buna rağmen bu yöntem tek bir isimle ,mektup, adlandırılır.

Okunma 6291 defa Son Düzenlenme Çarşamba, 01 Mart 2017 23:23

Lütfen Yorum Yazın

Misafir Olarak Yorum Yap

0 / 300 Karakter Kısıtlaması
Your text should be in between 5-300 characters
Kabul Ediyorum.
Yorumlar | Yorum Ekle
  • Hiçbir Yorum Bulunamadı

Çevrimiçi Kişi Sayısı

84 ziyaretçi ve 0 üye çevrimiçi